26 yaşındayım, Mukaddes. Beyoğlu’nun dar sokaklarında gezerken kendimi hep kalabalığın içinde kaybolmuş gibi hissederim. Şişhane metrosundan inip Galata’ya doğru yürürken bile içimde bir kıpırtı olur, çünkü biliyorum ki burası sadece geçiş yeri değil, aynı zamanda baş başa kalınmayan bir yer.
Birden fazla kişiyle takılmak, birbirimizi seyretmek, ellerin aynı anda üstüme dokunması… işte o anlar için yaşıyorum. Tünel’e yakın bir rezidansta kalıyorum, istersen akşam üstü saat beşten sonra, istersen gece ikiye kadar müsaitim. Asmalımescit’te içki içip gülüşürken bile aklım başka şeylerde oluyor; kollarımın arasında iki ayrı nefes, bacaklarımın arasında iki ayrı el. Karaköy’e bakan pencereden İstanbul’un ışıkları görünürken sesimi kısmak zor geliyor, çünkü sesimi duyunca herkes daha sert davranıyor. Yaz yeter, yerimi tarif ederim. Gelin, birlikte unutmayacağımız saatler yaratalım.
- 26 yaş
- 167 cm, 58 kg
- Beyoğlu’nda rezidans
- Akşam 17:00 – gece 02:00 arası
- İki veya daha fazla kişiyle görüşme