Boğaziçi Köprüsü’nün ışıkları taksiye yansırken telefonum elime kaydı, bir mesaj geldi; taksi şoförü radyo açtı, şarkı boğuktu, ben ise omuzlarımı koltuğa bıraktım. O an yorgunluk değil, daha çok “şimdi eve gidip ne yapacağım” sorusu oturdu içime. İstanbul Escort diye arandığım günlerde bu soru hep aynı cevapla bitiyor: kendimi gerçekten isteyene açmak.
İstiklal Caddesi’nde hızlı hızlı yürürken bile saatimi tutturabiliyorum, çünkü zamanlama benim işim. İki-üç saat önce haber versen bile, duşumu alıp, saçımı ıslak bırakıp, kapıda karşılama işini hallediyorum. İstersen Galata Kulesi’nin dibinde bir otelde, istersen Sultanahmet’te sessiz bir rezidans odasında; ben zaten o civarda takılıyorum.
Müzikle aram iyi, diziyle de. Sen kapıyı çalarken arka planda bir blues çalıyor olabilir, ya da son bölümünü bitirdiğim bir polisiye dizinin jeneriği dönüyor. Benim için bunlar sadece fon değil; odayı yumuşatıyor, senin de rahatlamanı sağlıyor. Ağzım zaten hep açık, kelimeleri yutmadan anlatırım, ama en çok işimi ağzımla yapmayı severim. O yüzden “sakso çeken” dendiğinde dudaklarım kıpırdar.
İstersen yaz, istersen ara; ben taksiyle dönmüş, duşumu almış, bekliyorum. Gel, beraber rahatlayalım.
- Yaş: 27
- Semt: İstanbul
- Boy: 168
- Kilo: 53
- Müsaitlik: Akşam saatleri
- Görüşme: Otel, rezidans